Alman Çeşmesi Hakkında
İstanbul’da Sultanahmet Meydanı’ndan geçtiyseniz Alman Çeşmesini mutlaka görmüş olabilirsiniz. Ancak çoğu kişinin birkaç fotoğraf çekip yanından geçtiği bu küçük yapı, aslında İstanbul’un en ilginç tarihi eserlerinden biri. Sultan Ahmet Camii ve Ayasofya gibi görkemli yapıların arasında kalan çeşme, özellikle kubbesinin altına geçtiğinizde fark edilen detaylarıyla kısa bir molayı hak ediyor.
Sultanahmet Meydanı’ndaki parkın içerisinde bulunan Alman Çeşmesi, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul ziyaretinin anısına yaptırıldı. Yapının parçaları Almanya’da hazırlanarak İstanbul’a getirildi ve çeşme 1 Ocak 1901 tarihinde düzenlenen törenle açıldı.
Bu nedenle çeşmeye baktığınızda klasik bir Osmanlı meydan çeşmesinden oldukça farklı bir mimariyle karşılaşıyorsunuz. İstanbul’un tam tarihi merkezinde, Osmanlı-Alman ilişkilerinden kalan böylesine farklı bir yapının bulunması burayı daha da ilginç hale getiriyor.
Alman Çeşmesi’nin Altına Girmeden Geçmeyin!
Alman Çeşmesi’ni özel yapan detaylardan biri dışarıdan baktığınızda tam olarak göremediğiniz altın mozaiklerle kaplı kubbe süslemeleri. Sekizgen planlı yapının yeşil renkli kubbesi, sütunları ve kemerleri Sultanahmet Meydanı’nın klasik dokusundan hemen ayrılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında da çeşmenin kubbe içlerinin altın mozaiklerle kaplı olduğu belirtiliyor.
Bu yüzden çeşmeyi yalnızca uzaktan fotoğraflamak yerine birkaç dakika ayırıp yakından inceleyin. Özellikle kubbenin altından yukarı baktığınızda yapının en etkileyici süslemelerini görebilirsiniz.
Alman Çeşmesi Nerede, Nasıl Gidilir?
Alman Çeşmesi, İstanbul Fatih'teki Sultanahmet Meydanı'nda bulunuyor. Üstelik çevresinde tek bir gezi rotasında birleştirebileceğiniz çok sayıda tarihi yapı var. Ayasofya, Sultan Ahmet Camii, Yerebatan Sarnıcı, Dikilitaş ve Türk ve İslam Eserleri Müzesi bölgedeki önemli duraklardan sadece birkaçı.
Sultanahmet’e tramvayla geldiğinizde meydanı yürüyerek keşfedebilir ve Alman Çeşmesi’ni rotanızın başlangıç noktalarından biri yapabilirsiniz. Özellikle İstanbul’da ücretsiz görülebilecek tarihi yerler arıyorsanız burayı listenize ekleyin. Bazen İstanbul’un hikâyesini keşfetmek için büyük müzelerin kapısından girmek gerekmiyor; meydanın ortasındaki küçük bir çeşme bile sizi 125 yıl öncesine götürebiliyor.

