Hipodrom At Meydanı Hakkında
Hipodrom At Meydanı, İstanbul’un binlerce yıllık geçmişini açık havada keşfetmek isteyenlerin Sultanahmet rotasında mutlaka karşılaşacağı tarihi alanlardan biri. Günümüzde Sultanahmet Meydanı’nın bir bölümünü oluşturan eski Hipodrom, Bizans döneminde at ve araba yarışlarının düzenlendiği, törenlerin gerçekleştirildiği ve halkın bir araya geldiği şehrin en önemli merkezlerinden biriydi.
Hipodrom’un geçmişi Roma dönemine kadar uzanıyor. Alan, özellikle İmparator I. Konstantin’in Konstantinopolis’i imparatorluğun başkenti haline getirmesinin ardından genişletildi. Binlerce kişinin izleyebildiği araba yarışları, dönemin en büyük eğlenceleri arasındaydı. Hipodrom aynı zamanda siyasi ve toplumsal olayların yaşandığı önemli bir meydandı.
Bugün yarış pistlerini ve tribünleri göremeseniz de meydanda dolaşırken geçmişten kalan önemli eserlerle karşılaşabilirsiniz.
Hipodrom At Meydanı’nda Neler Görebilirsiniz?
Meydanın en dikkat çekici eserlerinden biri Dikilitaş. Aslen Antik Mısır’dan getirilen ve geçmişi MÖ 15. yüzyıla uzanan dikilitaş, Roma İmparatoru I. Theodosius döneminde Hipodrom’a yerleştirildi.
Biraz ilerlediğinizde Yılanlı Sütun ve Örme Dikilitaş karşınıza çıkıyor. Bu üç eser, eski Hipodrom’un orta ekseni boyunca uzanan ve “spina” olarak adlandırılan bölümün günümüze ulaşan önemli parçaları arasında.
Meydanda yürürken Alman Çeşmesi’ni de görebilirsiniz. Böylece birkaç yüz metrelik alanda Antik Mısır’dan Roma ve Bizans’a, Osmanlı’dan 20. yüzyıla uzanan farklı dönemlerin izlerini aynı anda keşfetmek mümkün.
Hipodrom At Meydanı Nerede, Nasıl Gidilir?
Hipodrom At Meydanı, İstanbul’un Fatih ilçesinde, Sultanahmet Meydanı’nda bulunuyor. T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı üzerindeki Sultanahmet durağında indikten sonra birkaç dakikalık yürüyüşle meydana ulaşabilirsiniz.
Burası açık bir meydan olduğu için günün farklı saatlerinde gezilebilir ve giriş ücreti bulunmaz. Sabah erken saatler ise daha sakin bir keşif için tercih edilebilir.
Hipodrom’u tek başına düşünmeyin. Sultan Ahmet Camii, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi, Alman Çeşmesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ve Yerebatan Sarnıcı’nı aynı yürüyüş rotasına ekleyebilirsiniz. İstanbul’un farklı dönemlerini birkaç saat içinde keşfetmek istiyorsanız Hipodrom At Meydanı bunun için güzel bir başlangıç noktası.

