Sultanahmet Meydanı Hakkında
Sultanahmet Meydanı, İstanbul’da Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin izlerini birkaç adımlık alanda görebileceğiniz en önemli tarihi noktalardan biri. Bir tarafında Sultanahmet Camii, diğer tarafında Ayasofya yükselirken meydanın çevresinde saraylar, sarnıçlar, müzeler ve yüzyıllardır ayakta kalan anıtlar bulunuyor. İstanbul’u ilk kez geziyorsanız Tarihi Yarımada rotasına başlamak için en doğru noktalardan biri burası.
Meydanın geçmişi Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. Bugünkü alanın önemli bir bölümünde bir zamanlar Konstantinopolis Hipodromu bulunuyordu. Bizans döneminde atlı araba yarışları, törenler ve toplumsal etkinlikler burada gerçekleştiriliyordu.
Osmanlı döneminde ise bölge At Meydanı olarak anılmaya devam etti. Çevresine inşa edilen camiler, saraylar ve diğer yapılarla meydan zaman içerisinde bugünkü görünümünü kazandı.
Sultanahmet Meydanı’nda Neler Görebilirsiniz?
Meydanda yürürken ilk olarak Dikilitaş, Yılanlı Sütun ve Örme Dikilitaş ile karşılaşabilirsiniz. Eski Hipodrom’un orta ekseninde bulunan bu eserler, meydanın Bizans dönemindeki geçmişini bugün hâlâ görünür kılıyor.
Meydanın kuzey bölümündeki Alman Çeşmesi ise Osmanlı'nın son döneminden kalan dikkat çekici yapılardan biri. Altın renkli mozaiklerle süslü kubbesinin altına girerek çeşmenin mimari ayrıntılarını yakından inceleyebilirsiniz.
Sultanahmet Camii ve Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi meydanın iki büyük simgesi. Biraz daha zamanınız varsa Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Yerebatan Sarnıcı ve Topkapı Sarayı’nı da gezinize ekleyebilirsiniz.
Sultanahmet Meydanı Nerede, Nasıl Gidilir?
Sultanahmet Meydanı, Fatih ilçesindeki Tarihi Yarımada’nın merkezinde bulunuyor. Ulaşım için en kolay seçenek T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı. Sultanahmet durağında indikten sonra birkaç dakikalık yürüyüşle meydana ulaşabilirsiniz.
Meydan açık alan olduğu için günün her saatinde gezilebilir ve giriş ücreti bulunmaz. Ancak çevresindeki müze ve tarihi yapıların ayrı ziyaret saatleri ve bilet uygulamaları olduğunu unutmayın.
Kalabalıktan uzak fotoğraf çekmek istiyorsanız sabah erken saatlerde gelmek iyi bir seçenek. Akşam saatlerinde ise Ayasofya ve Sultanahmet Camii’nin aydınlatılması meydana tamamen farklı bir atmosfer kazandırıyor. Buradan Gülhane, Eminönü veya Kapalıçarşı yönüne devam ederek gezinizi daha uzun bir Tarihi Yarımada rotasına dönüştürebilirsiniz.

